Burada mesai kavramı saatlerce çalışmak anlamına
gelmiyor. İnsanların kendilerini geliştirebileceği, sosyal hayatlarına renk katabileceği ve bir topluluğun parçası
olduğunu hissedebileceği bir ortam yaratılıyor.
SAMPA Akademi çatısı altında düzenlenen eğitimler, çalışanlara yeni bilgiler edinme ve becerilerini
ilerletme fırsatı veriyor. Orta kademe yöneticiler için liderlik ve ekip yönetimi üzerine eğitimler veriliyor; iletişimi
güçlendirmeyi, stresi daha sağlıklı yönetmeyi öğreten oturumlar yapılıyor. Birinci kademe yöneticiler görev ve
sorumluluk bilinci konusunda destekleniyor, iş sağlığı ve güvenliği kültürü güçlendiriliyor. Mühendisler için teknik
resim ve mühendislik eğitimleriyle bilgi birikimi derinleştiriliyor.
Çalışanların kişisel meraklarını desteklemek için kurulan kütüphane de bu kültürün parçası. Raflarda kişisel
gelişimden edebiyata uzanan geniş bir seçki var. Bu küçük ama anlamlı detay, iş yerini yalnızca çalışılan bir alan
olmaktan çıkarıp öğrenme alanına da dönüştürüyor. Sağlık konusu da göz ardı edilmiyor; kadınlarda sık
görülen kanser türleri ve korunma yöntemleri üzerine düzenlenen seminerlerle farkındalık yaratılıyor. Tüm
bu adımlar, çalışanların hem mesleki hem kişisel gelişimine yatırım yapıldığını gösteriyor.
Kariyer yolculuklarına verilen önem de dikkate değer. Çalışanların performansları düzenli olarak
değerlendiriliyor, gelişim alanlarına göre eğitim fırsatları sunuluyor. Şirket içinde yüksek potansiyel
gösterenlere daha fazla sorumluluk verilerek terfi imkanı tanınıyor. Üniversite öğrencileri için yürütülen Genç
Yetenekler Programı da bu yaklaşımın bir uzantısı. Stajyerler hem iş güvenliği hem de üretim süreçleri hakkında
bilgi sahibi oluyor, kendilerine eşlik eden mentorlar sayesinde iş dünyasına adım atarken yolunu daha net
görebiliyor.
Eğitimlerin yanında sosyal etkinlikler de fabrikanın havasını değiştiriyor. Satranç turnuvalarında farklı kuşaklardan
çalışanlar aynı masada buluşuyor, masa tenisi ve voleybol karşılaşmalarında işin getirdiği yoğunluk yerini
kahkahalara bırakıyor. Bu tür etkinlikler sadece çalışanların değil, zaman zaman ailelerin de katılımıyla daha
samimi bir havaya bürünüyor. Böylece iş yeri, kentin içinde bir topluluk merkezi gibi hissediliyor.
SAMPA’nın bakışı yalnızca fabrika sınırlarında kalmıyor. Kan bağışı kampanyaları, çevreye duyarlı projeler,
eğitime destek girişimleri çalışanların gönüllü katılımıyla sürdürülüyor. Bu projeler Samsun’un sosyal hayatına
katkı sağlıyor ve çalışanların iş dışında da fayda yaratmalarına vesile oluyor.
Kısacası bugün SAMPA’da çalışmak, yalnızca iş tanımını yerine getirmekten ibaret değil. Burada insanlar
yeni şeyler öğreniyor, arkadaşlıklar kuruyor, spor yapıyor, topluma fayda sağlıyor ve en önemlisi mutlu oluyor.
Firmanın gelecek planları da bu anlayışı destekler nitelikte. “SAMPA Vadisi” adı verilen proje yatırımıyla
çalışanların sosyal hayatını daha da zenginleştirecek bir yaşam alanı kurulması planlanıyor. Bu da gösteriyor ki
SAMPA’nın yolculuğu yalnızca makinelerin üretim temposuyla değil, insana verdiği değerle şekilleniyor. İşte bu
yüzden SAMPA, Samsun’da bir fabrikadan çok daha fazlası.
Samsun'da 16 suçtan aranan kadın, jandarmanın kimlik kontrolünde yakalandı
16:33 - ASAYİŞ