Kahvenin sadece enerji veren bir içecek olmadığı, aynı zamanda sağlık üzerinde önemli etkiler oluşturabileceği belirtildi. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, kahve üzerine yapılan bilimsel araştırmaları değerlendirerek, içeriğindeki bileşenlerin hücre düzeyinde koruyucu rol oynadığını ifade etti.
ABD’de yapılan çalışmalara dikkat çeken Özkaya, kahvede bulunan bileşiklerin hücre içindeki reseptörlerle etkileşime girerek vücudu stres kaynaklı hasarlara karşı koruyabildiğini söyledi. Bu süreçte özellikle NR4A1 adlı reseptörün önemli bir rol üstlendiğini belirtti.
Düzenli kahve tüketiminin sağlık üzerindeki etkilerine değinen Özkaya, kahve tüketen bireylerde diyabet, kalp hastalıkları ve bazı kanser türlerinin daha az görüldüğünü ifade etti. Ayrıca genel ölüm oranlarında da düşüş gözlemlendiğini belirterek, kahvenin biyolojik etkilerinin düşündüğümüzden daha güçlü olabileceğini vurguladı.
Kahvenin içeriğinde yer alan kafeik asit, klorojenik asit ve ferulik asit gibi maddelerin yanı sıra kahweol ve cafestrol gibi bileşiklerin hücrelerin strese verdiği yanıtı düzenlediğini söyleyen Özkaya, bu sayede hücre hasarının azaldığını ve iyileşme süreçlerinin desteklendiğini kaydetti.
Laboratuvar çalışmalarında kahve bileşenlerinin kanser hücrelerinin büyümesini yavaşlatabildiğine dair bulgular olduğunu aktaran Özkaya, bu etkinin yine hücresel mekanizmalar üzerinden gerçekleştiğini dile getirdi.
Kahvenin etkisinin yalnızca kafeinle sınırlı olmadığını belirten Özkaya, asıl faydanın polifenoller ve antioksidanlardan kaynaklandığını, bu nedenle kafeinsiz kahvenin de benzer yararlar sağlayabileceğini söyledi.
Bağışıklık sistemi üzerindeki etkilerine de değinen Özkaya, kahvenin iltihaplanmayı azaltarak vücudu desteklediğini ifade etti. Kahvenin kolay ulaşılabilir bir destekleyici olduğunu belirten Özkaya, bilinçli tüketimin önemine dikkat çekti.