Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, son yıllarda kalp krizi görülme yaşının 40’lı yaşlara kadar gerilediğini belirterek, bu durumun önemli nedenlerinden birinin uyku apnesi olduğunu ifade etti.
Uyku sağlığının insan yaşamındaki önemine değinen Özkaya, bireylerin yaşamlarının yaklaşık dörtte birini uykuda geçirdiğini ve bu sürecin hem fiziksel hem de zihinsel yenilenme açısından kritik rol oynadığını söyledi. Tedavi edilmeyen uyku problemlerinin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini vurguladı.
Uyku apnesinin, uyku sırasında solunumun geçici olarak durmasıyla ortaya çıktığını belirten Özkaya, bu durumun vücutta tekrarlayan oksijen yetersizliğine neden olduğunu dile getirdi. Horlamanın çoğu zaman basit bir durum olarak görüldüğünü ancak aslında nefes alma güçlüğünün bir işareti olabileceğini ifade etti.
Kandaki oksijen seviyesinin düşmesinin kalp ritmini hızlandırabileceğini ve tansiyonu yükseltebileceğini belirten Özkaya, bu durumların kalp krizi riskini artırdığını söyledi. Uyku apnesinin damar yapısında bozulmaya yol açarak ani kalp ölümü riskini de beraberinde getirebileceğine dikkat çekti.
Uzmanlar, özellikle yüksek sesli horlama, uykuda nefes durması, gündüz aşırı uyku hali ve sürekli yorgunluk gibi belirtiler yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden bir uzmana başvurması gerektiğini vurguluyor. Erken teşhis ve tedavinin hem yaşam kalitesini artırdığı hem de kalp-damar hastalıkları riskini önemli ölçüde azalttığı ifade ediliyor.