Advert

HAMİLELİKTE DÜŞÜK NEDEN OLUR

Tıp literatüründe spontan abortus olarak adlandırılan düşük, hamileliğin ilk 20 haftası içerisinde gebeliğin kendiliğinden sonlanması durumudur.

HAMİLELİKTE DÜŞÜK NEDEN OLUR
HAMİLELİKTE DÜŞÜK NEDEN OLUR Samsun Güncel Haber

Tıp literatüründe spontan abortus olarak adlandırılan düşük, hamileliğin ilk 20 haftası içerisinde gebeliğin kendiliğinden sonlanması durumudur. Büyük çoğunlukla ilk 13 hafta içerisinde meydana gelir. Bazı hallerde gebeliğin devam etmeyeceği döllenme aşamasında bile belli olabilir.

Düşük Nedir?

Düşük, gebeliğin ilk yarısı olarak sayılan 20. haftaya kadarki dönemde, yani bebek 500 gram ağırlığa ulaşmadan meydana gelir. Her beş gebeden birinin başına gelen görülme sıklığı yüksek bir problemdir. Gebeliğin 20. haftasından 37. haftasına kadar olan dönemdeki doğum ise düşük olarak değil, erken doğum olarak adlandırılır.

Düşüğün pek çok türü mevcuttur. (Erken düşük, geç düşük, kendiliğinden düşük, fark edilmemiş düşük ve tekrarlayan düşük gibi)

Tekrarlayan Düşük Nedir?

Bir kadının en az 2 kez arka arkaya düşük yapması halinde tekrarlayan düşükten söz edilebilir. Hamileler arasında yaklaşık olarak %1-%2 oranında görülür. Gebenin yaşı arttıkça tekrarlayan düşük riski de artar. Eğer gebe daha önce de farklı aralıklarla düşük yaptıysa tekrarlayan düşük olma olasılığı da artış gösterir.

Tekrarlayan düşük nedenleri çok çeşitli olabilir ve şu şekilde sıralanır:

  • Babaya veya anneye ait genetik kromozom bozuklukları
  • Yapısal bozukluklar
  • Rahimdeki miyomlar
  • Rahim içindeki yapışıklıklar ve rahim ağzı yetersizliği
  • Guatr, diyabet ve polikistik over sendromu gibi hormonal rahatsızlıklar
  • Kolajen dokudaki hastalıklar
  • Toksik maddelere maruz kalınması
  • Gebeliği tehlikeye atacak olan ilaçların alınması
  • Listeria gibi mikrobik enfeksiyonun kapılması
  • Ağır egzersiz yapılması

Tüm bu faktörlerin yanı sıra kaynağı tespit edilemeyen tekrarlayan düşükler de görülmektedir. Sebepsizce görülen tekrarlayan düşüklerin oranı ise %50 seviyesindedir. Bu riskle karşı karşıya olan gebelere genellikle aspirin ile tedavi uygulanır. Ayrıca duysal destek almak da oldukça yararlıdır.

Tekrarlayan düşüğün tedavi edilebilmesi için önce sorunun kaynağı tespit edilmeye çalışılır. Eğer tekrar eden düşüğün nedeni rahimdeki miyom, polip gibi oluşumlar ise cerrahi müdahale ile gebenin bu oluşumlardan kurtulması sağlanır. Buna ek olarak kanamaya yol açan pıhtılaşma bozukluğu mevcut ise kan sulandırıcı ilaçlar ve iğneler ile tedavi planlanır.

Screenshot_64

Düşüğün Nedenleri Nelerdir?

1. Kromozom bozuklukları

Çoğunlukla ilk 3 ay içerisinde meydana gelen düşüğün en çok rastlanan nedenidir. Kromozom bozukluğu yüzünden henüz döllenme aşamasındayken yaşanan aksaklıklara bağlı olarak embriyo gelişemez. Fazla veya eksik olan kromozomlara bağlı olarak oluşan bozukluk özellikle 35 yaş üzerindeki anne adaylarının daha çok karşılaştığı bir sorundur.

2. Plasenta sorunları

Plasenta sayesinde besinler, kan akışı ve oksijen anneden bebeğe aktarılır. Bebeğin anne karnındaki yaşamının devam etmesini sağlayan plasentada bir sorun oluşması halinde bebek yeterli besini alamaz ve düşük meydana gelir.

3. Bağışıklık sistemi rahatsızlıkları

Embriyo, yarısı babadan yarısı ise anneden alınan dokuyla oluşur. Embriyoyu yabancı bir madde olarak gören vücut çeşitli tepkiler geliştirir ve kendini koruma altına almaya çalışır. Koruma altına alması halinde bağışıklık sistemi işlev görmez. Ancak bazı gebeliklerde embriyoyu koruyan düzende aksaklık oluşur, embriyo bağışıklık sistemi tarafından reddedilir. Bu durumla karşılaşıldığında ise düşük meydana gelir.

4. Enfeksiyon

Vücudun ekfeksiyon kapması doğrudan düşüğe neden olur. Bu enfeksiyonlar kızamık, kızamıkçık, toksoplazma, HIV virüsü, herpes virüsü, lupus, sıtma ve cinsel ilişkiyle bulaşan rahatsızlıklar olarak sıralanabilir.

5. Antikor yüksekliği

Antikor bağışıklık sistemi tarafından üretilen vücudun hastalıklarla, enfeksiyonlarla savaşmasını sağlayan bir proteindir. Tekrarlayan ve arka arkaya görülen düşüklerin pek çoğunun nedeni vücuttaki antikor seviyesinin normalden fazla olmasıdır. Antikor yüksekliği kanın pıhtılaşmasına yol açar. Pıhtılaşma nedeniyle de embriyoya giden kan engellenir ve düşük meydana gelir.

6. Uzun süre devam eden hastalıklar

Kontrol altında tutulamayan şeker hastalığı, yüksek tansiyon, lupus, böbrek hastalığı, tiroid ve çölyak hastalığı uzun süreli devam ettiğinde düşüğe neden olur.

7. Geç yaştaki gebelik

Yaş arttıkça düşük yapma riski artış gösterir. 35 yaş altındaki bir gebenin düşük yapma olasılığı %15 iken, bu rakam 35 yaşındaki bir gebe için %20-%35 olarak belirlenmiştir. 45 yaş üstü gebelerin ise düşük yapma olasılığı %50'ye kadar çıkmaktadır.

8. Rahim yapısı

Rahim yapısı düşüğe neden olur mu sorusu embriyonun geliştiği yerin rahim olması nedeniyle düşüğe neden olduğu şeklinde cevaplanabilir. Progesteron hormonunun yetersiz düzeyde olmasına bağlı olarak rahmin iç tabakası gelişemez ve buradaki kaslarda güçsüzlük meydana gelir. Rahmin iç tabakasındaki bozukluklar da embriyonun rahme tutunmasını engeller. Buna bağlı olarak bebek gelişemez ve gebe düşük yapar.

9. Kullanılan ilaçlar

Romatizma, egzama, sivilce ilaçları, ağrı kesiciler ve iltihap kurutan ilaçlar düşük riskini artırır. Gebelik süresince ilaç kullanımından mümkün olduğunca kaçınılmalı ve mecburi hallerde kullanılacak olan ilaçların da mutlaka bir doktor kontrolünde alınması gerekir.

10. Radyasyon

Radyoatif ışınlara maruz kalmak gebelikte embriyo gelişiminde anormallikler görülmesine yol açar ve düşük meydana gelir.

11. Çoğul gebelik

Bir kadının geçirdiği gebelik sayısı arttıkça düşük yapma olasılığı da buna paralel olarak artış gösterir. Son yıllarda sıklıkla başvurulan yardımcı üreme teknikleri nedeniyle çoğul gebelikler oluşur ve buna bağlı olan düşük sayısı da artar.

Hamilelikte düşük nedenleri için tüm bunların yanı sıra aşağıdaki faktörlerden de söz edilebilir.

  • Kronik astım
  • Sigara, alkol, uyuşturucu bağımlılığı
  • Yüksek dozda kafein tüketimi
  • Yüksek ateşli hastalık geçirmek
  • Obezite

Hamilelikte Stres, Üzüntü, Ruhsal Sıkıntıların Gebeliğe Etkileri Nelerdir?

Gebelik süresince vücudunda değişimler gözlenen anne adayı, anne olmaya hazırlanırken bazı ruhsal değişimler yaşar. Bu dönemde hormonların da etkisiyle duygusal açıdan hassas olunur. Hamilelikte sinir bozukluğu, depresyon, aşırı kızgınlık, ağlama nöbetleri, üzüntü, stres ve sıkıntılar daha şiddetli olur. Annenin yaşadığı her bedensel ve ruhsal problem bebeğini de etkiler.

Hamilelikte stresin bebeğe etkisi ise, kortizol ve adrenalin gibi hormonların anne kanı aracılığıyla bebeğe taşınmasıyla birlikte görülür.

Gebelikte stres nelere yol açar hususu üzerinde varılan sonuçlar şu şekilde sıralanabilir:

  • Erken doğum riski
  • Düşük riskinde artış
  • Bebeğin kilo alamaması
  • Bebeğin zihinsel işlevlerinde azalma
  • Bebeğin sinir sisteminin olumsuz yönde gelişmesi
  • Bebeğin ilerleyen yaşamında depresyon, şizofreni gibi hastalıklara yatkın olması

Screenshot_62

 
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
YATAĞINIZI BİRDE BÖYLE TEMİZLEMEYİ DENEYİN
YATAĞINIZI BİRDE BÖYLE TEMİZLEMEYİ DENEYİN
ÇOCUKLARINIZI SALGIN HASTALIKTAN KORUYUN
ÇOCUKLARINIZI SALGIN HASTALIKTAN KORUYUN