MİT Mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun şüpheli ölümünden henüz 33 gün geçmişti. Avukat Burak Bekiroğlu, duruşma salonundaki dev ekrana bir dönemin en çok izlenen yapımı Kurtlar Vadisi dizisinden görüntüler yansıtmaya başladı. Amacı ne bir televizyon analizi yapmaktı ne de hayal dünyasını anlatmak... Salondakilere tek bir gerçeği haykırıyordu: Eylem talimatları ekranlardan, diziler üzerinden veriliyordu!
Dizideki Talimattan 3 Gün Sonra Infaz, 2 Gün Sonra Molotof!
Duruşma tutanaklarının 61 ve 62. sayfalarına geçen detaylar, ekran başındaki milyonların "senaryo" sandığı sahnelerin aslında nasıl birer operasyon talimatına dönüştüğünü gözler önüne seriyordu:
 Kaşif Kozinoğlu’nun Şüpheli Ölümü: Dizide verilen ölüm talimatından tam 3 gün sonra Kozinoğlu hayatını kaybetti.
 Cumhuriyet Gazetesi’ne Saldırı: Dizinin bir başka bölümünde verilen yönlendirmenin ardından, yalnızca 2 gün sonra Cumhuriyet Gazetesi’ne molotofkokteyli atıldı.
 Karakter Kodlamaları: Dizideki İskender Büyük karakterinin Veli Küçük’ü temsil ettiği; dizideki ve Siyaset Meydanı programındaki kurgusal mesajlarla İlhan Selçuk ile Veli Küçük’ün bilerek yan yana getirildiği tutanaklara kaydedildi.
Avukat Bekiroğlu salonda şu soruyu soruyordu: "Biz buradan nereye çıkacağız? Mahkeme dosyalarına sokulan ifadeler, televizyon programları ve dizi sentezi haline getirilmiş durumda."
Soruyu Sordu Ama Dinleyen Heyet Kimdi?
Eylemlerin diziler üzerinden organize edildiğini, kumpasın televizyon ekranlarında adım adım kurgulandığını belgesiyle, videosuyla mahkeme heyetinin önüne koydu. Peki, bu hayati iddiaları ve delilleri dinleyen heyet kimlerden oluşuyordu?
Geriye dönüp bakıldığında acı gerçek bir kez daha yüzümüze çarpıyor: O gün salonda adalet dağıtma iddiasıyla oturan ve bu somut uyarıları görmezden gelen heyetin bir üyesi, FETÖ elebaşı Fethullah Gülen’in öz yeğeninden başkası değildi!
Kumpasın çarkları işlerken, karanlık odakların televizyon ekranlarını nasıl bir talimat merkezine çevirdiği 15 yıl önce o mahkeme salonunda açıkça ifşa edilmişti. Ancak adaletin yerini bulması için yılların geçmesi, kumpasçıların maskelerinin tek tek düşmesi gerekecekti.
Ve o günler “kardan aydınlık” günler geldi şimdi adalet zamanı…

Zeynep Ceyda Akduman