Atakum Belediyesi ve Atakum Kent Konseyi iş birliğinde, 5 Aralık Dünya Toprak Günü
nedeniyle ‘Sürdürülebilir Gelecek için Toprak Bilinci’ temalı panel gerçekleştirildi. Hasan Ali
Yücel Gençlik Bilim ve Sanat Merkezinde düzenlenen panelde uzmanlar, ülkemizde ve
dünyada hızla artan nüfusa rağmen tarımsal alanların amaç dışı kullanım nedeniyle gittikçe
azaldığını belirttiler. 

“ÜLKEMİZ SU VE TARIM TOPRAĞI YOKSULUDUR”
Programda  Ziraat Yüksek Mühendisi Ender Pekşen ‘Kara Toprak’, Ondokuz Mayıs
Üniversitesi Ziraat Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Zeki Acar ‘Toprak ve İnsan’ ve Prof. Dr.
Orhan Dengiz de ‘Toprak ve Tarım’ başlıklarıyla sunum yaptı. Programın açış konuşmasını
yapan Atakum Kent Konseyi Başkanı Tuncay Seven “Ülkemizin en önemli doğal
kaynaklarından birisi toprak iken, amaç dışı toprak kullanımından dolayı ülkemiz su ve tarım
toprağı yoksuludur. Her yıl binlerce dekar birinci ve ikinci sınıf tarım arazisi konut, sanayi ve
turizm yapılaşmaları nedeniyle işgal ediliyor. Biz artık günden güne toprağın fonksiyonlarını
ve sürdürülebilir yaşam için önemini, tekrar kavramamız gereken bir noktadayız. Bu
bağlamda üzerinden beslendiğimiz ve varlığını sürdürdüğümüz toprak konusunda, ülkemizin 
bir tarım ve toprak politikasının olmasının, toprakların amaca uygun kullanımının, hepsinden
önemlisi ise toprağın öneminin topluma kazandırılmasını savunuyoruz.” ifadelerine yer verdi. 

AŞIK VEYSEL ANISINA 
Ziraat Yüksek Mühendisi ve Fotoğraf Sanatçısı Ender Pekşen, programda ünlü halk şairi
Aşık Veysel’in Kara Toprak türküsünden adını alan fotoğraf sunumu gerçekleştirdi. Pekşen’in
Samsun’un kırsalını fotoğraflarla anlattığı sunum, katılımcıların büyük beğenisini topladı. Aşık
Veysel’in Kara Toprak türküsü eşliğinde köy yaşantısını anlatan kareler, seyircilere duygusal
anlar yaşattı. 

“YOK OLMADAN DEĞERİNİ BİLMEK GEREKİR”
Ondokuz Mayıs Üniversitesinde Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zeki Acar ‘Toprak ve İnsan’ başlıklı
sunumunda tarihten müziğe ve edebiyata toprağın toplumsal kültürdeki yerini anlattı. Prof.
Dr. Acar konuşmasında toprağın insanların kültürel kimliklerin oluşmasında son derece
önemli olduğunu ifade ederek “Dünyada, savaşların büyük bir kısmı toprak yüzünden çıkıyor,
sadece ülkeler arası savaşlardan bahsetmiyorum. Aile içi, insanlar arası örneğin miras
nedeniyle, çıkan sorunların büyük kısmının toprak yüzünden olduğunu görüyoruz. Toprak bu
kadar değerli bir şey. Vatan olarak toprak dediğimiz zaman Büyük Önderimizin Kurtuluş
Savaşı sırasında söylediği ‘Vatan toprağı kutsaldır, kaderine terk edilemez.’ sözü, tüm
insanlara toprağın değerini anlatıyor. Ayrıca, toprakla iç içe yaşayan insanların kültürel
kimliklerinin oluşumunda en belirleyici unsurlardan biridir. Toprak, var oluşumuzdan yok
oluşumuza kadar bizim için değerli olan bir şey. Kaybettiğimiz zaman, değerini anlıyoruz. O
nedenle toprağın kıymetini aslında yok olmadan bilmek gerekiyor.” ifadelerini kullandı. 

“ÜRETİM ORTAMI ELİMİZDEN GİDİYOR”

 Ondokuz Mayıs Üniversitesinde Öğretim Üyesi  Prof. Dr. Orhan Dengiz ‘Toprak ve Tarım’
başlığıyla yaptığı konuşmada ”İnsanoğlu, gıdasının neredeyse yüzde 95’ini topraktan
sağlıyor. Toprak tek cümleyle, karasal ekosistemin yaşam kaynağıdır. Baktığımızda
ülkemizde ve dünyada topraklarımızın hemen hemen yüzde 33’ünü bozulmuş durumda. Bir
yandan da insanoğlu çoğalmakta. Dünya  şu anda 7,5-8 milyar nüfusa sahip. 2050 yılına
yönelik hesaplamalar yapıldığı zaman, tarım üretimini yüzde 65 artırmamız gerekir. Ülkemiz
yüzölçümü bakımından 78 milyon hektara sahip ve yüzölçümüne göre dünyanın 13. büyük
ülkesi. Ülkemizde 1980’li yılların sonunda 28 milyon hektara ulaşan tarım arazileri, 2016 yılı
verilere göre 24 milyon hektara düşmüş. Ülkemizde her yıl tarım arazilerinden 100 bin hektar
alan, amaç dışı kullanımı nedeniyle farklı kullanım alanlarına dönüşmektedir. 85 milyon
nüfusumuz var, tarım arazilerimizdeki süreç daha da geriliyor. Toprak bozulması nedeniyle
su kıtlığı, gıda ve besin yetmezliği yaşanıyor. Güvenilir gıdaya ulaşmadaki süreçlerden bir
tanesi üretim değil midir? Üretim ortamı, elimizden gidiyor.” cümlelerini kaydetti.