Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) bünyesinde, TÜBİTAK 2237-A Bilimsel Eğitim Etkinlikleri Destekleme Programı kapsamında yürütülen “Kültürel Miras Alanlarının Sınıf Dışı Eğitimde Kullanımı (Samsun Kurtuluş Yolu) 4” projesi başladı.
Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla gerçekleştirilen projenin ilk oturumu 30 Eylül 2026 tarihinde yapıldı.
30 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında Atakum’da gerçekleştirilecek projeye Türkiye’nin farklı illerinden seçilen 20 coğrafya, tarih ve sosyal bilgiler öğretmeni ile öğretmen adayı katılıyor.
Beş gün sürecek programda 4 farklı üniversiteden 13 akademisyen tarafından teorik eğitimler, müze ziyaretleri ve arazi uygulamaları gerçekleştirilecek.
Kurtuluş Yolu farklı disiplinlerle ele alınacak
Çalışmalara coğrafya, tarih, Türkçe ve sosyal bilimler eğitimi, turizm rehberliği, matematik ve temel eğitim alanlarından uzmanlar katkı sunacak.
Proje kapsamında Kurtuluş Yolu’nun tarihî, coğrafi, eğitsel ve turistik özelliklerinin disiplinler arası bir yaklaşımla incelenmesi amaçlanıyor.
Proje Koordinatörü ve OMÜ Eğitim Fakültesi Coğrafya Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cevdet Yılmaz, çalışmanın Kurtuluş Yolu’nun kültürel miras ve turizm rotası olarak geliştirilmesine katkı sağlamayı hedeflediğini söyledi.
“Millî Mücadele Yolu” adı önerilecek
Yılmaz, proje ekibi olarak güzergâhın adının “Millî Mücadele Yolu” veya “Millî Mücadele Güzergâhı” şeklinde değiştirilmesini önermeye karar verdiklerini açıkladı.
Bu yaklaşımın Millî Eğitim Bakanlığının ders programları ve ders kitaplarında kullandığı “Millî Mücadele” terminolojisiyle uyumlu olduğunu ifade eden Yılmaz, önerinin Samsun Büyükşehir Belediyesi ile İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne iletileceğini belirtti.
Yılmaz, “Kurtuluş Yolu güzergâhının ‘Millî Mücadele Yolu’ ya da ‘Millî Mücadele Güzergâhı’ olarak değiştirilmesi bu projenin çıktılarından biri olacak” dedi.
Kültürel turizm rotası olarak geliştirilmesi hedefleniyor
Yılmaz, güzergâhın Samsun’un tanıtımına katkı sağlayacak bir kültürel miras rotası olarak geliştirilmesini amaçladıklarını belirterek, mevcut eksiklerin belirlenmesi ve ilgili kurumlara öneriler sunulması için çalışmalar yapacaklarını söyledi.
Projenin TÜBİTAK tarafından dördüncü kez desteklendiğini belirten Yılmaz, gelecek yıllarda da çalışmaların sürdürülmesinin planlandığını ifade etti.
