Kol ve bacaklarda simetrik yağ dokusu artışıyla ortaya çıkabilen lipödem, yalnızca fiziksel görünümü değil günlük yaşamı da etkileyebiliyor.

VM Medical Park Samsun Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Elif Berber, lipödemin belirtileri ve tedavi sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Her iki tarafı da etkileyebiliyor

Lipödemin çoğunlukla bacaklar, kalçalar ve bazı hastalarda kollarda iki taraflı olarak görüldüğünü belirten Berber, hastalarda ağrı, dokunmaya karşı hassasiyet, kolay morarma ve şişlik gibi belirtilerin ortaya çıkabileceğini söyledi.

Hastalığın seyrinin kişiden kişiye değişebildiğini ifade eden Berber, bazı hastalarda hareket kabiliyeti ve yaşam kalitesinin de etkilenebildiğini kaydetti.

Kilo kaybı tek başına yeterli olmayabilir

Lipödemin zaman zaman kilo artışıyla karıştırılabildiğini belirten Berber, sağlıklı beslenme ve kilo kontrolünün önemli olduğunu ancak lipödemli bölgelerdeki yağ dokusunun kilo kaybına diğer bölgelerle aynı şekilde yanıt vermeyebileceğini ifade etti.

Bu nedenle tedavi öncesinde hastanın ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi ve sürecin kişiye özel planlanması gerektiğini belirtti.

Tedavide farklı yöntemler uygulanabiliyor

Berber, konservatif tedavi kapsamında manuel lenfatik drenaj, kompresyon uygulamaları, bandajlama, egzersiz programları ve beslenme düzenlemelerinden yararlanılabileceğini söyledi.

Uygun hastalarda ESWT, aralıklı pnömatik kompresyon, lazer ve manyetik alan uygulamalarının da tedavi planına dahil edilebildiğini aktaran Berber, kullanılacak yöntemin hastanın muayene bulgularına göre belirlenmesi gerektiğine dikkat çekti.

Manuel terapi ve lenfatik drenaj uygulamalarının bu konuda eğitimli sağlık profesyonelleri tarafından yapılması gerektiğini belirten Berber, her tedavi yönteminin her hasta için uygun olmayabileceğini ifade etti.

Kol ve bacaklarda uzun süre devam eden şişlik, simetrik kalınlaşma, ağrı, hassasiyet veya kolay morarma şikâyeti bulunan kişilerin hekim değerlendirmesine başvurması önerildi.