11 yaşındaki çocuğun 12 milimetrelik böbrek taşı tek seansta temizlendi

Samsun'da aylarca karın ağrısı şikayeti yaşayan 11 yaşındaki erkek hastanın sağ böbreğinde tespit edilen 12 milimetrelik taş, RIRS (Retrograd İntrarenal Cerrahi) yöntemiyle tek seansta temizlendi.

GÜNCEL - 19-08-2026 16:54

Hastanın işlemden bir gün sonra normal hayatına döndüğünü belirten Opr. Dr. Gürkan Özkan, çocuklarda böbrek taşı tedavisinde erken tanı ve düzenli takibin önemine dikkat çekti.
Aylar boyunca karın ağrısı şikayeti yaşayan 11 yaşındaki çocuk, ailesi tarafından farklı çocuk doktorlarına götürüldü. Yapılan tetkiklerin ardından hastanın sağ böbreğinde 12 milimetrelik taş tespit edildi. Farklı merkezlerde de değerlendirilen hasta, daha sonra tedavi için Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Üroloji Opr. Dr. Gürkan Özkan'a başvurdu.
Hastanın durumuyla ilgili bilgi veren Op. Dr. Özkan, çocuklarda 12 milimetrelik bir taşın ilaç tedavisiyle düşmesinin beklenmediğini belirterek, "Hastamızın sağ böbreğinde 12 milimetrelik büyük bir taş vardı. Çocuk hastalarda bu büyüklükteki taşın ilaç tedavisiyle düşmesi veya kendiliğinden atılması beklenmez. Hastamızı RIRS olarak adlandırdığımız Retrograd İntrarenal Cerrahi yöntemiyle kapalı olarak tedavi ettik ve taşı tek seansta tamamen temizledik. Hastamızı ertesi gün normal hayatına dönebilecek şekilde taburcu ettik" dedi.

"Çocuklarda daha fazla hassasiyet gerekiyor"
Çocuklarda böbrek taşı tedavisinin yetişkinlere göre farklılık gösterdiğini ifade eden Özkan, çocukların idrar kanallarının ve anatomik yapılarının daha dar ve ince olması nedeniyle işlemlerde özel ekipman ve daha fazla hassasiyet gerektiğini söyledi.
RIRS yönteminin yetişkin hastalarda da sıklıkla kullanıldığını belirten Özkan, "Çocuklarda idrar kanallarının ve anatomik yapıların daha dar ve ince olması nedeniyle özel ekipman kullanılması gerekiyor. Aynı zamanda çocuk hastalarda komplikasyon riskini en aza indirmek ve tedaviyi mümkün olan en güvenli şekilde tamamlamak büyük önem taşıyor" diye konuştu.

"Büyük taşları çok ince bir kırma gücüyle parçalıyoruz"
Büyük böbrek taşlarının bazı hastalarda birden fazla seansta tedavi edilmesi gerekebildiğini belirten Özkan, 11 yaşındaki hastanın taşının tek seansta tamamen temizlenmesinin önemli bir avantaj olduğunu vurgulayarak, "Bunu adeta bir kayayı çiviyle kazımaya benzetebiliriz. Bu nedenle bazı hastalarda işlem tek seansta tamamlanamayabiliyor ve ikinci bir seans gerekebiliyor. Bazen de çocuk hastanın kanalları çok dar olduğu için önce kanalın genişlemesini sağlamak amacıyla bir cihaz yerleştirip yeniden işlem yapmak gerekebiliyor. Hastamızın tedavisinin tek seansta tamamlanması bu açıdan önemli bir avantaj oldu" ifadelerini kullandı.

"Böbrek taşı tekrar oluşabilir"
Böbrek taşlarının tedavi sonrasında yeniden oluşabileceğine dikkat çeken Özkan, özellikle genetik yatkınlığın önemli bir faktör olduğunu belirtti. Hastanın ailesinde böbrek taşı öyküsü bulunduğunu ifade eden Özkan, "Böbrek taşı oluşumunda genetik faktör oldukça önemli. Bu nedenle tedavinin ardından hastalarımızın belli aralıklarla mutlaka takip edilmesi gerekiyor. Takipler kendi bölgelerindeki bir üroloji hekimi tarafından yapılabileceği gibi bizim merkezimizde de sürdürülebilir" şeklinde konuştu.

"Çocuklar şikayet etmeden kontrol edilmeli"
Çocuklarda uzun süren karın ağrılarının böbrek taşı açısından da değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özkan, özellikle ailesinde böbrek taşı öyküsü bulunan çocukların daha dikkatli takip edilmesi gerektiğini söyledi. Özkan, "Özellikle anne, baba veya ailede böbrek taşı öyküsü varsa çocukların mutlaka daha dikkatli takip edilmesi gerekiyor. Çocuğun şikayetinin ortaya çıkmasını beklemeden basit bir ürolojik muayene ve ultrasonografi ile değerlendirme yapılabilir. Hastamız aylarca karın ağrısı nedeniyle farklı doktorlara başvurmuş. Oysa erken dönemde yapılan bir ultrasonografi ile taş daha küçükken tespit edilebilir ve bazı hastalarda cerrahi müdahaleye gerek kalmadan medikal veya ayaktan tedavi yöntemleriyle sorun çözülebilir" açıklamasında bulundu.

"Yeterli sıvı tüketimi önemli"
Böbrek taşlarından korunmada yeterli sıvı tüketiminin önemine de değinen Özkan, özellikle genetik yatkınlığı bulunan kişilerin beslenme ve sıvı tüketimine dikkat etmesi gerektiğini belirtti. Özkan şunları söyledi:
"Böbreklerin yeterli miktarda idrar üretmesi ve yeterli sıvı alımının sağlanması gerekiyor. Dengesiz beslenme ve yetersiz sıvı tüketimi bazı kişilerde idrarda kristal oluşumunu artırabiliyor. Genetik yatkınlığı olan kişilerde bu kristaller zaman içerisinde kum ve böbrek taşına dönüşebiliyor. Bu nedenle özellikle taş hastalığı açısından risk taşıyan kişilerin yeterli su tüketmesi, dengeli beslenmesi ve düzenli kontrollerini yaptırması önemli."

Günün Diğer Haberleri